BPH, idrar yolunu çepeçevre saran prostatın iyi huylu büyümesine denilmektedir. Bu büyümenin sonucunda da idrarın dışarı atılması güçleşmektedir. Hastalarda geceleri uyanıp idrara gitme başlar, bazan hastanın uykusu bozulabilir. İdrar akımı incelmesi, akış gücünün azalması, idrarı başlatırken bekleme ve ıkınma, idrarın kesik kesik gelmesi, idrar bittiğinde tam rahatlamama, idrar yaparken yanma ve aniden idrar hissi oluşması, bazan idrar kaçırma görülebilir.

Bu tıkanıklık tedavi edilmez ve uzun süre devam ederse, idrar torbası kaslarında güçsüzleşme görülebilir.Bu durumda tıkanıklık giderilse bile, hastanın idrarını yapması mümkün olmayabilir. 

Değerlendirme

Parmakla Rektal Muayene :

Parmakla rektal muayene, hem prostatın büyüklüğü hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayıp tedavi kararında yardımcı olur hem de  prostat kanseri gibi tedavi stratejisini değiştirebilecek bir durumun tespiti için özellikle önerilmektedir.

PSA:

Prostat kanseri tanısı, uygulanacak tedavi yaklaşımını değiştirecekse serum PSA düzeylerine bakılır. İlerleyen yaş, prostatın iltihapları(prostatit), prostat kanseri ve prostatın büyümesi gibi faktörlerin serum PSA düzeyini etkileyebileceği bilinmelidir. Serum PSA düzeyi hem prostat bezinin boyutu ile korelasyon gösterir hem de BPH’nin progresyonu hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. 

İdrar tahlili:

Laboratuvar tetkiki olarak  idrar yolu enfeksiyonu, hematüri gibi durumların tespit edilebilmesi için tam idrar analizi ile başlanır.

İdrar akım hızı (Üroflowmetri)

BPH’nın idrar akımına olan etkilerini değerlendirmek için idrar akım hızının ölçülmesine ürofovmetri denilir. Üroflovmetri ve rezidüel idrar tayini üretral darlık ve disfonksiyonel işeme gibi durumları aydınlığa kavuşturabilecek opsiyonel tetkikler arasındadır. Üroflovmetride düşük akım hızı ve işeme sonrası artmış rezidü, BPH’ın mesane çıkım obstrüksiyonuna sebep olduğunu destekler

Görüntüleme:

Üriner sistem görüntülemesi mutlaka gerekli olmasa da Ultrasonografi(USG) incelemesi başlangıç görüntüleme yöntemidir. USG, mesane divertikülü, üriner sistem taş hastalığı gibi ilave hastalıkları değerlendirmede işe yarar. Ayrıca hastada üriner sisteme yönelik cerrahi öyküsü varsa USG yapılmalıdır.

TEDAVİ

Tedavide ilk olarak hayat tarzında düzenlemeler yapılması gerekir. Hastaların irritan alkol, çay, kahve gibi alması kısıtlanır. Diyette (çiğ) kabak çekirdeği, brokoli, pişmiş domates gibi gıdalar önerilirken ağır yağlılar, kızartmalar, şekerli gıdalar ve karbonhidrat kısıtlaması uygun olur. Sıvı alımı yatma saatine yakın kısıtlanarak hastanın idrar yapmak için kalkması azaltılabilir. Kabızlık engellenmeli, başta ayaklar olmak üzere vücudu soğuktan korumalıdır.  Düzenli eksersiz ve kilo verme tavsiye edilir. İdrar hissi olduğu halde idrara gitmeyi geciktirmek uygun değildir.

Alfa blokerler

BPH tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar alfa blokerlerdir. Benign prostat hiperplazisine bağlı semptomların tedavisinde uzun süreli etkinlik bakımından karşılaştırıldığında bütün alfa blokörler eşit etkinliğe sahiptirler. Alfa blokör etkili farklı ilaçlar olsa da , işeme şikayetlerini azaltmada ve idrar akım hızını artırmada benzer oranda iyileştirme sağlarlar. Bu ilaçların, prostat büyümesini engelleme ve küçültme gibi herhangi bir etkisi yoktur. Yalnızca prostat yapısındaki ve mesane girişindeki düz kasları gevşeterek hastanın daha rahat idrar yapmasını sağlar. 

Etkinlik açısından hepsi hemen hemen aynı etkinliği gösterse de, bu ilaçların yan etkiler bakımından bazı farklılıkları mevcuttur.

Başlıca yan etkileri; baş dönmesi, yorgunluk hissi, burunda salgı artışı, aniden ayağa kalkmalarda tansiyon düşmesi, bayılma ve meni gelmemesidir. BPH tedavisinde ilaç kullanan hastalar katarakt ameliyatı olmadan önce doktorlarına kullandığı ilacı bildirmelidir. Hastaların yaş, cinsel durum, tansiyon düzeyleri ve diğer ilaç kullanımları dikkate alınarak hastaya en uygun ilaç seçilir.

5-alfa redüktaz inhibitörleri

Erkeklik hormonu olan Testosteronu, dihidrotestosterona (DHT) (daha etkin form) çeviren 5-alfa redüktaz enzimini bloke ederler.

  • Uzun süre kullanımlarında prostat boyutunu %20-25 azaltır. 
  • Maksimum idrar akım hızını yaklaşık %10 artırır. 
  • PSA düzeylerini uzun süreli kullanımda %50 azaltır

Büyük prostatı olan hastalarda (40 ml’den daha büyük) kullanımı önerilmektedir. Alfa blokerler ile kombinasyonları da önerilmektedir.

Ancak ereksiyon(sertleşme) bozukluğu, azalmış libido(cinsel istek), azalmış meni volümü ve memelerde büyüme gibi yan etkiler %5 veya daha az oranda görülürler.

Antikolinerjik ilaçlar 

Sık idrara çıkma veya sıkışma tipi idrar kaçırma şikayeti olan hastalarda tedaviye eklenebilir.

PDE-5 inhibitörleri

Ereksiyon bozukluğunu tedavide kullanılan bu grup ilaçlardan yalnızca tadalafil 5mg kullanımı ile ilgili çalışmalar mevcuttur. Ereksiyon bozukluğu ve işeme semptomları birlikte olan hastalarda tercih edilebilir.

CERRAHİ TEDAVİ 

Kesin cerrahi tedavi gereken hastalar : Hastalar BPH’ nin oluşturduğu şikayetler tedavi edilmez ise aşağıdaki rahatsızlıklar oluşur ki bu durumlarda ameliyattan başka çözüm bulunmaz.

  • Tekrarlayan veya sürekli idrar yollarında tıkanma (sondaya mahkum olma) 
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu
  • Tekrarlayan veya sürekli gözle görülen idrarda kanama olması
  • Mesane taşı
  • Böbrek yetmezliği

Açık prostatektomi 

Günümüzdeki teknolojik gelişmelerle, yapılan cerrahilerde daha çok endoskopik yöntemlere yönelme olsa da açık prostatektomi büyük  prostatlar için hala önemli bir seçenektir.

İyi huylu prostat cerrahisinde en invaziv yöntem olmakla birlikte, etkinliği de en yüksek yöntemdir. 

Mesanenin açılması (transvezikal) veya prostatın üzerinden kapsülün açılmasıyla (retropubik) yapılabilir.

Prostatın transüretral rezeksiyonu (TUR-P)

Genel yada spinal anestezi kullanılır. Vücuda kesi yapılmaz, penis ucundaki doğal delikten idrar yoluna(üretra) girilir. Bu yöntemde prostat optik bir sistem yardımıyla görülür, elektrik akımı ile büyüyen ve şikayete yol açan dokular kesilir ve oluşan kanama kan durdurulur. Steril bir sıvı operasyon boyunca kesilen dokuları ve kanı temizlemek için tüp içinden sürekli akar. Operasyon bitiminde mesaneye sonda yerleştirilir ve birkaç gün kalır.

Monopolar TUR-P ve Bipolar TUR-P

Geleneksel olarak kullanılan monopolar TUR-P’de enerji hastayı dolaşıp, cilde bağlanan bir ped bağlantısı ile tekrar geri verilmektedir. Bipolar TUR-P’de ise, kullanılan özellikli bir loop’daki pol ile rezektoskop veya shaftın ucundaki diğer bir pol arasında enerji geçişi olup bitmektedir. 

Etkinlik açısından ise benzer sonuçları mevcuttur. Özellikle büyük prostatlarda güvenlik açısından bipolar TUR-P tercih edilebilir. 

Transüretral prostat insizyonu (TUİP)

Ameliyat gereken ancak Prostat büyüklüğü az olan( <30 gr) hastalarda seçenek olarak sunulabilir. Genelde özel bir endoskopik bıçak (Collins bıçağı) kullanılarak prostata saat 5 ve 7 hizasından iki kesi  yapılmalıdır. Alternatif olarak saat 6 hizasında tek bir insizyon da tanımlanmıştır. Bu yöntem aynı zamanda lazer ile de uygulanabilir.

  • TUİP’in avantajları  
    • Daha düşük oranda retrograd ejakülasyon (% 18.2’ye karşı % 65.4) 
    • Daha düşük kan transfüzyonu ihtiyacı (% 0,4’e karşılık  % 8,6)

Bu yöntemin en önemli dezavantajı patoloji için örnek alınamaması, küçük prostatlarda yapılabilmesi ve şikayetlerin tekrarlamasıdır.

Holmium lazer ile prostat enükleasyonu (HoLEP)

Prostatın Ho:YAG lazer ile enükleasyonu (HoLEP), oldukça etkin bir yöntem olarak sunulmuştur. Açık cerrahiye benzer bir şekilde adenom enükleasyonu yapılarak mesane içine atılan parçalar daha küçük parçalara ayrılarak veya morselator, isimli özel bir alet, yardımı ile temizlenmektedir. 

Bu yöntemin en önemli dezavantajı, 20-25 vakalık bir öğrenme eğrisinin olması ve tecrübe gerektirmesidir.

HoLEP yöntemi minimal invaziv bir tedavi yöntemi olarak ortaya çıkmıştır ve alınan başarılı sonuçlarla TUR-P’ye göre daha üstün olduğu görülmüştür. Hastaların TUR-P’ye oranla daha iyi akım hızları ve daha yüksek oranda iyileşmeleri olduğu saptanmıştır. Bu nedenle de açık prostatektomiye rakip olarak görülmektedir. Açık prostatektomi ile karşılaştırılan çalışmalarda da semptomlarda benzer oranda iyileşme sağladığı görülmüştür. Bunun yanında daha güvenli bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. 

Kalium-Titanyl-Phosphate (KTP) Lazer

Greenlight operasyonu olarak da bilinmektedir.

Oldukça güçlü olan bu lazerin abzorbsiyonu ile oluşan ani ısı artışı, vaporizasyona yol açar. Vaporize olan alanın etrafında 1-2 mm’lik bir kanamasız saha oluşturur.

Kanamasız bir saha oluşturabildiğinden, kılavuzlara göre de özellikle kan sulandırıcı tedavi alan ve bu tedaviyi kesmesi mümkün olmayan hastalarda, bu yöntem tercih edilebilir.

TUR-P’ye göre dezavantaj olarak da, ikinci bir operasyon gereksinimi olabileceği ve patoloji örneklemesi yapılamaması başta gelmektedir.

Thulium Lazer ile prostat enükleasyonu (ThuLEP) 

Thulium lazer, güncel çalışmalarda çokça geçmekte ve etkili, güvenli bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. 

Etkinlik açısından TUR-P’ye üstün olduğu ve tekrar operasyon gereksiniminin daha az olduğu belirtilmiştir. (HoLEP’e benzer şekilde)

Kanama kontrolü açısından da TUR-P’ye oranla daha güvenli bulunmuştur.